Anasayfa » Yazılar » Başarı ve Gelişim » Başarısızlık ve Motivasyon Kaybı – Çözüm
Başarı ve Gelişim Girişimcilik

Başarısızlık ve Motivasyon Kaybı – Çözüm

Motivasyon belki de en önemli konulardan biridir iş hayatında ya da yeni bir girişimde bulunurken.

Hep “motivasyon önemli”, “motivasyonunu kaybetme”, “motive ol” gibi şeyler duyarız, klasiktir. Ancak bu konu bunu söylemek kadar basit mi peki? Tabii ki değil. Hem basit değil hem de sanıldığından daha önemli.

Başarısızlığı ortaya çıkaran en büyük etmenlerden biri de motivasyon aslında, çoğu zaman başarısızlığımızın nedeninin motivasyonla alakalı olduğunun farkına bile varmayız ve bazı sebeplerden dolayı başarısız olduğumuzu zannederiz.

Ne demek istiyorum?

Bir konuda başarısızlık yaşadığımızda bu başarısızlık oldukça kilit bir noktaysa ve çıkış yolu yok gibi görünüyorsa, olur yanı yok gibi görünüyorsa yarıda bırakmaktan başka çaremiz kalmayabilir. Ancak şunu da sürekli duyarız, “yarım bırakma”, “ne olursa olsun devam et”, “başarısızlık olacak önemli olan başarısızlığa rağmen devam etmek”, “başarısızlığa rağmen devam ettiğinde başaracaksın” şeklinde. Bunları biliriz ama yine de başarısızlık sonrasında bunları “bilmek” hiçbir işe yaramaz. Çünkü başarısızlığın yaşattığı duygular çok güçlüdür ve galip gelir.

Peki ne yapmak gerekir?

Aslında olay en başından başlıyor. Bir girişimde bulunurken, bir yola adım atarken veya yapacağımız işte bir başarı hedeflerken işin en başında %50 – %50 ihtimal vermeliyiz. %50 başarılı olabilir %50 başarısız olabilir şeklinde. Söz konusu işe güvenimiz tam olsa bile her zaman yarı yarıya başarısız olma ihtimalini düşünmeli ve aklımızda mutlaka bulundurmalıyız.

Peki Neden?

Çünkü herhangi bir konuda ufak bir başarısızlık meydana geldiğinde bile başarısızlık durumu birçok duygu yaşatır. Bu duygular çok güçlü duygulardır, beyin kimyasına kadar etki-tepki gerçekleştiren duygulardır. Bu duygular o aşamadaki karar ve davranışlarımızı %100 oranında etkileme potansiyeline sahiptir. Genelde de bu duygular olumsuz ve yanlış karar-davranışlar gerçekleştirmeyi sağlar. Bu açıdan bu duyguları yaşamamak ve başarısızlığın olumsuz hissine hiç kapılmamak gerekir. Peki bu nasıl olur diye soruyorsanız az önce bahsettiğim gibi %50-%50 kuralıyla.

İşin en başından başarılı olma ihtimali kadar başarısız olma ihtimalini de göz önüne alarak yola koyulduysanız ve tüm çalışmalarınızı başarısız olma ihtimalini de aklınızda bulundurarak çabalıyorsanız başarısızlık durumunda beklenmedik bir durumla karşılaşmış hissi, hayal kırıklığı ve motivasyon düşüklüğü yaşamazsınız. Daha da iyisi zaten başarısızlık ihtimali aklınızda bulunurken bile çabalamaya devam etmeniz başarısızlıkla sonuçlanmışken bile çabalamaya devam edebilmenizi otomatik olarak sağlar. Çünkü beyin artık başarısız da olsa bu işi yapacağım moduna girebilmiştir bu süreçte. Beklenmedik durumlar oluşmadığı için başarısızlığın getireceği duyguları çok fazla yaşamazsınız.

Son olarak bu aşamadan sonra “başarılı olsaydı ne yapacaktım?” sorusunu kendinize sorun. Aynı şekilde bozmadan çabalarınıza devam edecektiniz. Peki “başarısız olursa ne yapacaksınız?” yine aynı şekilde bozmadan çabalarınıza devam edeceksiniz. Dolayısıyla “başarılı” olması ya da “başarısız” olması sizin çalışma düzeninizden, çabalama ve mücadele oranınızdan tamamen bağımsız durumlardır. Çalışma düzeninizi, çaba ve mücadele oranınızı hiçbir şekilde etkilemeyecek ayrı ayrı durumlardır. Başarılı olması ya da başarısız olması sadece o an bazı şeyleri kazanmış olacağınızın ya da henüz kazanamamış olacağınızı etkiler.

Başarı beklediğiniz tüm amaçlarınızda başarı dileklerimle…
-Mustafa Coşkun